"Düşüncelerimizi, duygularımızı tam olarak
karşı-layacak kelimeyi bulmak kolay değildir. Önce bir çeviri sürecinden geçmemiz
gerekir ki bu süreç çoğunlukla anlatmak istediklerimizi tam olarak karşılamaz
ve kendimizi noksan ifade ederiz. Ama kara gözlerin çeviriye ihtiyacı yoktur;
zihnin kendisi ..
Sînemaya Kurdî tenê dîroka fîlman û derhêneran nîne. Ew diheman
demê de şopa erdnîgariyekê, zimanekî, bîranînekê û jiyaneke parçekirî ye ku li
ser perdeyê xuya dibe. Ev pirtûk jipêşketina
sînemaya cîhanê heta derketina sînemaya Kurdîrêyek dirêj vedike; ji Grass û
Zarê heta sînemaya Kurdî yaîroyî..
Zagros Dağları’nın sert rüzgârları altında, fırtınalı bir gecede dünyaya gelen bir çocuk…Daha doğduğu gün kâhinlerin dikkatini çeken Diyako’nun kaderi, yalnızca kendi yaşamını değil, dağların arasına dağılmış halkların geleceğini de değiştirecektir.Kabilelerin birbirleriyle çekiştiği, Asur’un ordula..
“Law kurrê….
Min ji ter ne go dev ji makezagonê berde, li bavikzagonê binêre! Dikarim rihê
te bistînim, lê nizanim ez ê çi bikim ji wî cesedê te yê çepel! Qey ez destê
xwe bi wê xwîna te ya pîs bilewitînim?”
Bi
gotina komîser bavikzagon di merîyetê de bû. Ew ofîsa ku wek ciyekî mûstesna..
Kimi çocuk, kimi daha ömrünün başında gencecik, yani yaşamın ilkbaharında
iken henüz, kimi ise yaşlı bedeni iki büklüm gözyaşları arasında revan
olmuşlardı yollara. Atalarının her bir karışını alın teri ile kardıkları
topraklarını geride bırakalı
tam bir yıl olmuştu, tam da bugün ki kadar sıcak,..
“Şiir, yitirilmiş bir şeyi bize yeniden veremez, ama yitirilen şeyle aramızda oluşan ayrılığa kesinlikle karşı çıkar. Bunu da hayatımızdan koparılan şeyleri sürekli olarak bir araya getirmekle yapar…”(John Berger)...bilmenin ilkel ruhuna bürünmüş kör sağır formu camlaşmış mede..
Bir anlamı, iz düşümü olsun isterdim yaşamımınPamuklara sarmak ve bırakmak en çok ihtiyaç duyanaBak şu doğumu, şu ölümünden daha işe yararBir parabolDokunanın parmağından kalbine yürüyecekŞifa dolu bir iksir..
“Mirov gava ku xwe pir mezin dibîne, dixwaze cîhana
dora xwe jî mezin bibîne. Lê dibe ku cîmeta rastîn di
nav dilovaniya biçûk a li hemberî jiyanê de veşartî be.”Di şanoya Bihușta Xulam de, mirov ber bi rêwîtiyeke nedîtî ve diçe.
Guneh û xeyalên piçûk ên mirovekî ku hem li ser rûyê erdê û hem jî ..
Veteyê verênan sey estanikan, deyîran, çibenokan, îdyoman ûsb. edebîyatê şarî de muhîm yew ca tebîşenê. Enê vateyê verênan senî awan bîyê merdim nêeşkeno tesbît bikero. Fek ra fek neqil bîyê û heta wextê ma ameyê.Merdim wexto ke derheqê yew mewzû de qalî keno, newirnayîş û neqişnayîşê êno qalîkerdiş..
Bir
halkın geçmişi, hatırladığı ve anlattığı hikâyelerde de yaşar. Şiirlerde,
kuşaktan kuşağa aktarılan sözlerde, eski bir gazetenin sayfalarında… Geleceğe
kalanlar, biraz da bu hafızayı nasıl koruduğumuza bağlıdır.Medlerden
Günümüze Kürt Belleği, Kürt tarihinin farklı dönemlerini edebiyat ve kü..
“Antroposen çağı, hipernesneler çağı, yeni karanlık çağ” vb adlandırmalarla dile getirilen post kapitalist ekonomi politikaların yol açtığı küresel ısınma ve dijital totaliterizm artık doğa ve insan varlığını aşındırmakla kalmayıp aşmış bulunmakta. Doğayı ve beşeri anlamak ve anlatmak için üretilmiş..
Gösterilen: 1 ile 12 arası, toplam: 461 (39 Sayfa)
Tarama deneyiminizi ve sitemizin işlevselliğini iyileştirmek için tanımlama bilgileri ve diğer benzer teknolojileri kullanıyoruz. Gizlilik Politikası .