"Düşüncelerimizi, duygularımızı tam olarak karşı-layacak kelimeyi bulmak kolay değildir. Önce bir çeviri sürecinden geçmemiz gerekir ki bu süreç çoğunlukla anlatmak istediklerimizi tam olarak karşılamaz ve kendimizi noksan ifade ederiz. Ama kara gözlerin çeviriye ihtiyacı yoktur; zihnin kendisi onların üzerine gölgeler düşürür. O bakışlarda düşünceler ya açılır ya da kapanır; ışıklar saçılır ya da karanlığa döner; batan ay gibi kararlı bir şekilde asılı kalır ya da hızlı ve huzursuz bir şimşek gibi göğün bütün yönlerini aydınlatır. Doğduklarından beri dudaklarının titremesinden başka bir konuşma dili olmayanlar, gözlerin dilini öğrenirler; anlatımı sonsuz, deniz kadar derin, gökyüzü kadar berrak bir dildir bu. Şafakla günbatımının, ışıkla gölgenin içinde oynadığı bir dil. Dilsizlerin, tıpkı doğanın kendisi gibi yalnızlığa özgü bir yüceliği vardır. Bu yüzden diğer çocuklar Subha’dan neredeyse korkar ve onunla hiç oynamazlardı. Subha öğle vakti kadar sessiz ve yalnızdı."
İçindekiler
Sarat Chandra
Chattopadhyay. 8
Munshi Premchand (Dhanpat Rai Srivastava) 89
Bibhutibhushan Bandyopadhyay. 128
- Stok Durumu: 100
- Yayınevi: Kayıp Kitaplar
- Yazar: Deniz Moralıgil
- Kağıt: 70 gr kitap kağıdı
- Sayfa: 152
- Dil: Türkçe
- Baskı: Ekim 2026
- ISBN: 978-625-93819-9-
- Kapak: American Cilt 13,5 x21 CM
- Yer: İzmir - Derleyen ve Çeviren:Deniz Moralıgil