"Düşüncelerimizi, duygularımızı tam olarak
karşı-layacak kelimeyi bulmak kolay değildir. Önce bir çeviri sürecinden geçmemiz
gerekir ki bu süreç çoğunlukla anlatmak istediklerimizi tam olarak karşılamaz
ve kendimizi noksan ifade ederiz. Ama kara gözlerin çeviriye ihtiyacı yoktur;
zihnin kendisi ..
Zagros Dağları’nın sert rüzgârları altında, fırtınalı bir gecede dünyaya gelen bir çocuk…Daha doğduğu gün kâhinlerin dikkatini çeken Diyako’nun kaderi, yalnızca kendi yaşamını değil, dağların arasına dağılmış halkların geleceğini de değiştirecektir.Kabilelerin birbirleriyle çekiştiği, Asur’un ordula..
“Law kurrê….
Min ji ter ne go dev ji makezagonê berde, li bavikzagonê binêre! Dikarim rihê
te bistînim, lê nizanim ez ê çi bikim ji wî cesedê te yê çepel! Qey ez destê
xwe bi wê xwîna te ya pîs bilewitînim?”
Bi
gotina komîser bavikzagon di merîyetê de bû. Ew ofîsa ku wek ciyekî mûstesna..
Kimi çocuk, kimi daha ömrünün başında gencecik, yani yaşamın ilkbaharında
iken henüz, kimi ise yaşlı bedeni iki büklüm gözyaşları arasında revan
olmuşlardı yollara. Atalarının her bir karışını alın teri ile kardıkları
topraklarını geride bırakalı
tam bir yıl olmuştu, tam da bugün ki kadar sıcak,..
“Şiir, yitirilmiş bir şeyi bize yeniden veremez, ama yitirilen şeyle aramızda oluşan ayrılığa kesinlikle karşı çıkar. Bunu da hayatımızdan koparılan şeyleri sürekli olarak bir araya getirmekle yapar…”(John Berger)...bilmenin ilkel ruhuna bürünmüş kör sağır formu camlaşmış mede..
Bir anlamı, iz düşümü olsun isterdim yaşamımınPamuklara sarmak ve bırakmak en çok ihtiyaç duyanaBak şu doğumu, şu ölümünden daha işe yararBir parabolDokunanın parmağından kalbine yürüyecekŞifa dolu bir iksir..
Bir
halkın geçmişi, hatırladığı ve anlattığı hikâyelerde de yaşar. Şiirlerde,
kuşaktan kuşağa aktarılan sözlerde, eski bir gazetenin sayfalarında… Geleceğe
kalanlar, biraz da bu hafızayı nasıl koruduğumuza bağlıdır.Medlerden
Günümüze Kürt Belleği, Kürt tarihinin farklı dönemlerini edebiyat ve kü..
“Antroposen çağı, hipernesneler çağı, yeni karanlık çağ” vb adlandırmalarla dile getirilen post kapitalist ekonomi politikaların yol açtığı küresel ısınma ve dijital totaliterizm artık doğa ve insan varlığını aşındırmakla kalmayıp aşmış bulunmakta. Doğayı ve beşeri anlamak ve anlatmak için üretilmiş..
Ev antolojiya ku ji 12 helbestên helbestvanên Rûsî pêk tê, berhemeke ku ji dawiya sedsala 18an heta dawiya sedsala 19an girtiye ber xwe. Çi helbestvanên Sosyalîst çi jî helbestvanên dijberên wan cih tê de girtine. Ew helbestvanên ku bi awayekî çalak di nav rêbazên wêjeyê yên wekî Sembolîzm, Realîzm,..
Ev çîrok ne tenê dramek e, di
heman demê de çîroka serkeftinê ye. Di salên ku ev çîrok tê de derbas dibe,
sînorê xeyalan çirandiye; lewra kesî bawer nedikir ku kesekî nexwende û heya wê
demê ji gund derneketiye bi tena serê xwe here welatekî biyanî yê wekî
Holandayê. Fexroyê feqîr û mulayîm, geh..
Ev roman ji çîrok û serpêhatiyên heval û hogirên ʿemrên xwe
yên ezîz ji boyî hêviyên jiyaneke azad bexşandine pêk tê. Her çîrok behsa
cureyekî hevaltî û hevrêtiya cuda dike. Her kesê hezkirina welêt xwe berdaye di
dil de bi şêweyê xwe yê xas mil dide têkoşîna gelê xwe. Ev şêweyên tekoşînê,
rasti..
Gösterilen: 1 ile 12 arası, toplam: 423 (36 Sayfa)
Tarama deneyiminizi ve sitemizin işlevselliğini iyileştirmek için tanımlama bilgileri ve diğer benzer teknolojileri kullanıyoruz. Gizlilik Politikası .