Mehmed Uzun, Kürtçe romanın modernize edilmesinde bilinçli ilk adımların en önemlisidir. Bir başka açıdan da Erebê Şemo’yla başlayan Kürtçe romanın güncellemesini yapmıştır denebilir. Milyonlarca konuşanının ve Kürtçenin yok sayıldığı, nerdeyse hayattan silinmek istendiği bir dönemde, kendi deyimiyle küllerinden bir edebiyat, bir edebiyat dili ve okurunu yaratmıştır. Mehmed Uzun’un hayatı da romanları gibi trajediktir. Can Ade, tam da bu noktada Uzun’un hayatıyla romanlarını harmanlayarak biyografisini oluşturmuş.
Romanlarından hayatına bakmış, hayatından romanlarına. İkisini kendi düşünce ve duygularıyla birleştirmiş. Bir okurun yapabileceği en uç şeyi, böylece gerçekleştirmiş. Can Ade’nin gözünden bir Mehmed uzun portresi çıkmış ortaya.
Elbette ki bir dilin edebiyatı en iyi o dille algılanabilir. Bizce Türkçe yazılmış olsa da Mezopotamya’dan Bir Mehmed Uzun Geçti Uzun’un romanlarına açılan kapılardan biridir.
***
Mehmed okuduğu kitaplardan biliyor, ölürken birilerini yanında götürmek yaşam seçeneklerinden biri değil. Yine de bu arzusunu Zozan’a söylüyor:
—Zozan, birlikte girelim mi mezara!
—Ciddi misin?
—Evet…
—Nasıl olur? Peki ya çocuklar? Ya onlar ne olacak?
—İkimizi aynı mezara gömsünler, ben sensiz gitmek istemiyorum.
—Pismam ikimizi aynı mezara gömmezler ki!
—Ama Mem u Zin’i gömdüler. Hem o çok sevdiğin altınlarını da alırsın yanına, canın sıkıldıkça oynarsın!
- Stok Durumu: 100
- Yayınevi: Weşanên NA
- Yazar: Can Ade
- Kağıt: 60 gr.Kitap Kağıdı
- Sayfa: 246
- Dil: Türkçe
- Baskı: Mayıs 2024
- ISBN: 978-625-6678-09-5
- Kapak: American Cilt 13,5 x19,5
- Yer: İzmir